27 Temmuz 2009 Pazartesi

FARKLI OLANLA BARIŞMAK

FARKLI OLANLA BARIŞMAK

EN UZAK MESAFE

En uzak mesafe ne Afrika’dır
Ne Çin
Ne Hindistan
Ne Seyyareler
Ne yıldızlar geceleri ışıldayan…
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan
CAN YÜCEL

Seni hiç anlayamıyorum, beni hiç anlamıyorsun, biz anlaşamıyoruz, davranışlarından hoşlanmıyorum, ben olsam öyle yapmazdım… Bu cümlelerden size tanıdık gelenler oldu mu? Evetleri duyar gibiyim. O zaman lütfen yazıyı okumaya devam edin.

Her birimizin olaylara, hayata bakış açıları, durumlar karşısında verdiği tepkiler, hayattan beklentileri, iletişim tarzları, hoşlandıkları, hoşlanmadıkları birbirinden farklıdır. Bunun en temel sebebi de doğuştan getirdiğimiz kişilik özelliklerimizin farklı oluşudur. İşte size anahtar cümle; Farklı olanın yanlış olmadığını kabul etmeli farklı olandan korkmamalıyız. Ama genelde karşımızdakini anlayamadığımız da onları kendi bakış açımıza göre yargılarız. Hatta kendi görüşlerimize uymadıklarında da kınarız. Tüm bunların bir adım ötesinde birbirimizi değiştirmeye çalışırız. Çünkü insanoğlu çoğu zaman kendisinden farklı olanı anlamaya çalışmak yerine onu kendine benzetme eğilimindedir. Önce annemiz bizi kafasında çizdiği çocuk görüntüsüne benzetmeye çalışır. Daha sonra sevgilimiz, ilerleyen yıllarda eşimiz. Bazen hükümetler, okulumuzda öğretmenimiz, bazen en yakın dostumuz. Bazılarımız direnir, ben buyum der, bazılarımız eğilip bükülür. Oysaki önemli olan uyumdur. Uyumun yolu da bilmekten, tanımaktan geçer.

En yakın dostunuzla, annenizle, çalışma arkadaşlarınızla, eşinizle ya da sevgilinizle yaşadığınız kırgınlıklara, üzüntülere, sürtüşmelere baktığınızda asıl sebebin olaylara farklı bakış açılarından, aranızdaki farklılıklardan kaynaklandığını görürsünüz. Uzun yıllardır bir arada olmak ya da aranızda kan bağının olması bu farklılıkların ortadan kalkmasını sağlamaya maalesef yetmez. İş yerinde yöneticinizdir tarzını anlayamadığınız, eve gelince eşiniz ya da çocuklarınızdır davranışlarına bir türlü anlam veremediğiniz. Kendimizi, kendi tarzımızı tanımadığımız gibi yakın çevremizdekileri ve onların tarzlarını da iyi tanımamaktan kaynaklanır tüm sorunlar. Hayata herkesin bizimle aynı pencereden bakmasını isteriz.

Bazen acilen yetiştirilmesi gereken bir proje varken çalışma arkadaşınız sürekli olur olmaz detaylara takılır ve işin bitişi uzar. Bu da sizi deliye çevirir. Bazen odasını düzenli tutmasını istediğiniz çocuğunuzun odası iğne atsanız yere düşmeyecek halde olduğu için sinir krizleri geçirebilirsiniz. Kimi zamanda sürekli yeni fikirler ortaya atıp, büyük heyecanlar yaşadıktan kısa bir süre sonra her projeyi yarım bırakan çalışanınızdır sizi çıldırtan.

Evet, tüm bu örneklerdeki sorunlar farklı kişilik yapılarına sahip olmakla ilgili. Oysaki farklılıklar hayatın renkleridir. Herkesin her şeyi aynı şekilde düşündüğü, aynı şekilde yaptığı, aynı şekilde tepki verdiği bir dünya hayal edin. Ne kadar sıkıcı ve renksiz.

Dünyada milyonlarca insan var ve bu milyonlarca insanın birbirinden farklı milyonlarca karakteri var. Her bir karakteri tek tek tanımamız mümkün değil. Fakat Florance Littauer Kişiliğinizi Tanıyın ve Kişilik Bulmacası kitabında tüm kişilik tiplerini dört ana kategoriye ayırıyor. Bu dört kişilik tipini Güçlü Klorik, Mükemmeliyetçi Melankolik, Barışçıl Soğukkanlı ve Popüler Optimist olarak isimlendiriliyor. Kişilik tiplerini tanıyabilmek için hazırladıkları bir de testleri var. Bu testi bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım. Bu testi dürüst bir şekilde cevaplayın. Cevaplayamadığınız sorular için en yakınınızdakilerden yardım alın. Onlar sizi nasıl görüyorlar onu öğrenin, cevaplarınızı ona göre verin.

Test sonuçlarına göre çıkan kişilik tipleri hakkında küçük ipuçları verdiğimiz bölümü de bir sonraki yazımda sizelerle paylaşacağım. Kişilik tipleri ve kendi kişilik tipiniz hakkında bilgi sahibi olduktan sonra insanlar ve yaşadığınız iletişim sorunlarına bakış açınız değişecektir. Hemen gözlemlemeye başlayın etrafınızdaki insanları. Acaba hangisi hangi kişilik tipine daha yakın ve iletişiminizi güçlendirmek, sorunlarınızı çözmek için neler yapabilirsiniz.

Çevrenizdeki insanların kişilik tiplerini bildiğinizde hayatın daha kolay hale geldiğiniz göreceksiniz. Herhangi bir grup içerisine katılınca veya yeni biri ile tanışınca kişilikler hakkında öğrendiklerinizi düşünün ve karşınızdaki insanın kişiliğine göre davranın. Unutmayın dostluğun ve huzurun yolu uyumlu olmaktan geçer. Uyumlu olmak ise karşımızdakileri yeterince iyi tanımakla mümkün olacaktır.

Ziynet SEVER
Deryum İnsan Kaynakları Danışmanlığı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder