|
İŞ KANUNU
Kanun
No: 4857
Kabul Tarihi : 22.5.2003
Resmi
Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 10.6.2003 - 25134
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel
Hükümler
Amaç
ve kapsam
MADDE 1. - Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş
sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma
ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.
Bu
Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu
işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet
konularına bakılmaksızın uygulanır.
İşyerleri,
işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim
gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.
Tanımlar
MADDE 2. -
Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran
gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve
kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş
ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî
olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri
denir.
İşverenin
işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan
ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile
dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve
meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden
sayılır.
İşyeri,
işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş
organizasyonu kapsamında bir bütündür.
İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde
görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla
işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
Bu
Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar
işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı,
işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Bir
işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı
işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile
teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için
görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran
diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl
işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt
işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş
sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden
doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Asıl
işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya
devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o
işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi
halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı
işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan
itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve
işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında
asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.
İşyerini
bildirme
MADDE 3. -
Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle
olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren
veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan
işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma
konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut
unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve
adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
Alt
işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için meydana getirdiği kendi
işyeri için birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür.
(Ek : 11/6/2003-4884/10 md.) Ancak,
şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının
gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret
sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.
İstisnalar
MADDE 4.- Aşağıda
belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;
- Deniz ve
hava taşıma işlerinde,
- 50'den
az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı
işyerlerinde veya işletmelerinde,
- Aile
ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı
işleri,
- Bir
ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil)
hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el
sanatlarının yapıldığı işlerde,
- Ev
hizmetlerinde,
- İş
sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar hakkında,
- Sporcular
hakkında,
- Rehabilite
edilenler hakkında,
- 507
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine
uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde.
Şu
kadar ki;
- Kıyılarda
veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere
yapılan yükleme ve boşaltma işleri,
- Havacılığın
bütün yer tesislerinde yürütülen işler,
- Tarım
sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı
atölye ve fabrikalarda görülen işler,
- Tarım
işletmelerinde yapılan yapı işleri,
- Halkın
faydalanmasına açık veya işyerinin eklentisi durumunda olan park ve
bahçe işleri,
- Deniz İş
Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde
çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,
Bu
Kanun hükümlerine tabidir.
Eşit
davranma ilkesi
MADDE 5. -
İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve
mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.
İşveren,
esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli
çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli
çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.
İşveren,
biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir
işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında,
uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle
doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz.
Aynı
veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret
kararlaştırılamaz.
İşçinin
cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir
ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.
İş
ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı
davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir
tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821
sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
20
nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra
hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak,
işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu
ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat
etmekle yükümlü olur.
İşyerinin
veya bir bölümünün devri
MADDE 6. -
İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka
birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde
mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana
geçer.
Devralan
işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin
devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla
yükümlüdür.
Yukarıdaki
hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir
tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren
birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin
sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
Tüzel
kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme
halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.
Devreden
veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir
bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için
haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve
teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli
kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal
fesih hakları saklıdır.
Yukarıdaki
hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya
bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.
Geçici
iş ilişkisi
MADDE 7.-
İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi;
holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir
işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması
koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici
olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Bu halde iş
sözleşmesi devam etmekle beraber, işçi bu sözleşmeye göre üstlendiği işin
görülmesini, iş sözleşmesine geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı
yerine getirmekle yükümlü olur. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren işçiye
talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik risklerine
karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür.
Geçici
iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde
en fazla iki defa yenilenebilir.
İşverenin,
ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren,
işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme
borcundan ve sosyal sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumludur.
İşçi,
işyerine ve işe ilişkin olup kusuru ile sebep olduğu zarardan geçici iş
ilişkisi kurulan işverene karşı sorumludur. İşçinin geçici sözleşmesinden
aksi anlaşılmıyorsa, işçinin diğer hak ve yükümlülüklerine ilişkin bu
Kanundaki düzenlemeler geçici iş ilişkisi kurulan işverenle olan
ilişkisine de uygulanır.
İşçiyi
geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasına gelen bir toplu
iş uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev ve lokavtın uygulanması sırasında
çalıştırılamaz. Ancak, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt
Kanununun 39 uncu maddesi hükümleri saklıdır. İşveren, işçisini grev ve
lokavt süresince kendi işyerinde çalıştırmak zorundadır.
Toplu
işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde çıkarma tarihinden itibaren altı ay
içinde toplu işçi çıkarmanın konusu olan işlerde geçici iş ilişkisi
gerçekleşmez.
İKİNCİ BÖLÜM
İş
Sözleşmesi, Türleri ve Feshi
Tanım
ve şekil
MADDE 8. -
İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer
tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş
sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir.
Süresi
bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması
zorunludur. Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan
muaftır.
Yazılı
sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve
özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel
ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise
sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları
hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir ayı
geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş
sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç
sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak verilmesi zorunludur.
Türü
ve çalışma biçimlerini belirleme serbestisi
MADDE 9 -
Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı
kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.
İş
sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma
biçimleri bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya
da diğer türde oluşturulabilir.
Sürekli
ve süreksiz işlerdeki iş sözleşmeleri
MADDE 10.-
Nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş,
bundan fazla devam edenlere sürekli iş denir.
Bu
Kanunun 3, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34,
53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 75, 80 ve geçici 6 ncı maddeleri süreksiz
işlerde yapılan iş sözleşmelerinde uygulanmaz. Süreksiz işlerde, bu
maddelerde düzenlenen konularda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Belirli
ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
MADDE 11 –
İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme
belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin
tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif
koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan
iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.
Belirli
süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste
(zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren
belirsiz süreli kabul edilir.
Esaslı
nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini
korurlar.
Belirli
ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayırımın sınırları
MADDE 12 -
Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan
bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı
belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme
tâbi tutulamaz.
Belirli
süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak
ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin
çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından
yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında
belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem
uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş
sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanır.
Emsal
işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle
çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o
işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen
belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.
Kısmî
süreli ve tam süreli iş sözleşmesi
MADDE 13 -
İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle
çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda
sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir.
Kısmî
süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden
olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam
süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli
çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam
süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.
Emsal
işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir.
İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun
işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle
çalıştırılan işçi esas alınır.
İşyerinde
çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî
süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri
işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur.
Çağrı
üzerine çalışma
MADDE 14. -
Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak
kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine
getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya
dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.
Hafta,
ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle
çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi
yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için
belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak
kazanır.
İşçiden
iş görme borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip
olan işveren, bu çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı
zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı
üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede
günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi
günde en az dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.
Deneme
süreli iş sözleşmesi
MADDE 15. -
Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en
çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört
aya kadar uzatılabilir.
Deneme
süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın
ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer
hakları saklıdır.
Takım
sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleri
MADDE 16. -
Birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden
birinin, takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım
sözleşmesi denir.
Takım
sözleşmesinin, oluşturulacak iş sözleşmeleri için hangi süre
kararlaştırılmış olursa olsun, yazılı yapılması gerekir. Sözleşmede her işçinin
kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı gösterilir.
Takım
sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin işe başlamasıyla, o
işçi ile işveren arasında takım sözleşmesinde belirlenen şartlarla bir iş
sözleşmesi yapılmış sayılır. Ancak, takım sözleşmesi hakkında Borçlar
Kanununun 110 uncu maddesi hükmü de uygulanır.
İşe
başlamasıyla iş sözleşmesi kurulan işçilere ücretlerini işveren veya
işveren vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır. Takım kılavuzu
için, takıma dahil işçilerin ücretlerinden işe aracılık veya benzeri bir
nedenle kesinti yapılamaz.
Süreli
fesih
MADDE 17. -
Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa
bildirilmesi gerekir.
İş
sözleşmeleri;
- İşi altı
aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak iki hafta sonra,
- İşi altı
aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
- İşi
birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin
diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
- İşi üç
yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak
sekiz hafta sonra,
Feshedilmiş
sayılır.
Bu
süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.
Bildirim
şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat
ödemek zorundadır.
İşveren
bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini
feshedebilir.
İşverenin
bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin
ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi
hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası
uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı
dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak
sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında
tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca
dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.
Bu
maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin
ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan
ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün
sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.
Feshin
geçerli sebebe dayandırılması
MADDE 18. -
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi
olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin
yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya
işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Altı
aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate
alınır.
Özellikle
aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:
- Sendika
üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile
çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.
- İşyeri
sendika temsilciliği yapmak.
- Mevzuattan
veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari
veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece
katılmak.
- Irk,
renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum,
din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.
- 74 üncü
maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu
sürelerde işe gelmemek.
- Hastalık
veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt
bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.
İşçinin
altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen
süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden
fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu
işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.
İşletmenin
bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin
bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi
bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile
25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz.
Sözleşmenin
feshinde usul
MADDE 19. -
İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve
kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
Hakkındaki
iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş
sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle
feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi
şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.
Fesih
bildirimine itiraz ve usulü
MADDE 20. -
İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği
veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih
bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde
dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar
anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.
Feshin
geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi,
feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını
ispatla yükümlüdür.
Dava
seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece
verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak
karar verir.
Özel
hakemin oluşumu, çalışma esas ve usulleri çıkarılacak bir yönetmelikle
belirlenir.
Geçersiz
sebeple yapılan feshin sonuçları
MADDE 21. -
İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli
olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin
geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe
başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe
başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti
tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
Mahkeme
veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe
başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
Kararın
kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya
kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
İşçi
işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile
kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden
mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya
bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret
tutarı ayrıca ödenir.
İşçi
kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on
işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır.
İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih
geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile
sorumlu olur.
Bu
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir
suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.
Çalışma
koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi
MADDE 22. -
İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki
personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla
oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye
yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak
yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul
edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu
süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene
dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı
olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini
feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava
açabilir.
Taraflar
aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir.
Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe
konulamaz.
Yeni
işverenin sorumluluğu
MADDE 23. -
Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin
işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut
bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine
girerse sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu
yanında, ayrıca yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur:
- İşçinin
bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa.
- Yeni
işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa.
- Yeni
işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu
çalıştırmaya devam ederse.
İşçinin
haklı nedenle derhal fesih hakkı
MADDE 24. -
Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin
feshedebilir:
I.
Sağlık sebepleri:
- İş
sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir
sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
- İşçinin
sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut
başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir
hastalığa tutulursa.
II.
Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
- İşveren
iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından
biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe
uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi
yanıltırsa.
- İşveren
işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak
şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel
tacizde bulunursa.
- İşveren
işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya
gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna
karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve
ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse
yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya
ithamlarda bulunursa.
- İşçinin
diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel
tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli
önlemler alınmazsa.
- İşveren
tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına
uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
- Ücretin
parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da
işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş
verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek
işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları
uygulanmazsa.
III.
Zorlayıcı sebepler:
İşçinin
çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını
gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İşverenin
haklı nedenle derhal fesih hakkı
MADDE 25. - Süresi
belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin
feshedebilir:
I-
Sağlık sebepleri:
- İşçinin
kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye
düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması
halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü
veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.
- İşçinin
tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve
işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca
saptanması durumunda.
(a)
alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve
gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih
hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17
nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar.
Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde
başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine
gidemediği süreler için ücret işlemez.
II-
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
- İş
sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri
için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde
bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun
olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
- İşçinin,
işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna
dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut
işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve
isnadlarda bulunması.
- İşçinin
işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
- İşçinin
işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka
işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi.
- İşçinin,
işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin
meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan
davranışlarda bulunması.
- İşçinin,
işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası
ertelenmeyen bir suç işlemesi.
- İşçinin
işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı
ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil
gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam
etmemesi.
- İşçinin
yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde
yapmamakta ısrar etmesi.
- İşçinin
kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye
düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında
bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz
günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba
uğratması.
III-
Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi
işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir
sebebin ortaya çıkması.
IV-
İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci
maddedeki bildirim süresini aşması.
İşçi
feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası
ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna
başvurabilir.
Derhal
fesih hakkını kullanma süresi
MADDE 26. -
24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan
hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih
yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer
tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde
fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak
işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.
Bu haller
sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada
öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları
saklıdır.
Yeni
iş arama izni
MADDE 27. -
Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli
olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan
vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve
işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir.
Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı
günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek
zorundadır.
İşveren
yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin
ücret işçiye ödenir.
İşveren,
iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir
çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı
sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.
Çalışma
belgesi
MADDE 28. -
İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve
süresini gösteren bir belge verilir.
Belgenin
vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler
bulunmasından zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren
eski işverenden tazminat isteyebilir.
Bu
belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.
Toplu
işçi çıkarma
MADDE 29. -
İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya
işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz
gün önceden bir yazı ile, işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge
müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.
İşyerinde
çalışan işçi sayısı:
- 20 ile
100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,
- 101 ile
300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,
- 301 ve
daha fazla ise, en az 30 işçinin,
İşine
17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı
tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.
Birinci
fıkra uyarınca yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan
etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi
zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.
Bildirimden
sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak
görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi
sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz
etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda,
toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir.
Fesih
bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne
bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur.
İşyerinin
bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi
halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge
müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle
yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı
ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği takdirde
nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.
Mevsim
ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında,
işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi
çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.
İşveren
toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21 inci madde
hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde
işçi bu maddelere göre dava açabilir.
Özürlü,
eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu
MADDE 30. -
İşverenler elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde her
yılın Ocak ayı başından itibaren yürürlüğe girecek şekilde Bakanlar
Kurulunca belirlenecek oranlarda özürlü ve eski hükümlü ile 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca
istihdamı zorunlu olan terör mağduru işçiyi meslek, beden ve ruhi
durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu kapsamda
çalıştırılacak işçilerin toplam oranı yüzde altıdır. Ancak özürlüler için
belirlenecek oran, toplam oranın yarısından az olamaz. Aynı il sınırları
içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla
yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.
Bu
kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirsiz süreli iş
sözleşmesine ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler
esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma
süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür.
Oranların
hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha
fazla olanlar tama dönüştürülür.
İşyerinin
işçisi iken sakatlanan, eski hükümlü ya da terör mağduru olanlara öncelik
tanınır.
İşverenler
çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile
sağlarlar.
Bu
kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde
çalıştırılabilecekleri, bunların işyerlerinde genel hükümler dışında
bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, mesleki yönden
işverence nasıl işe alınacakları, Adalet Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yer
altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki
hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su
altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.
Bir
işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan
kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri
takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa
derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki
şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş
sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde
bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder.
Eski
hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili
hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.
Bakanlar
Kurulunca belirlenecek oranların üstünde özürlü ve eski hükümlü ve terör
mağduru çalıştıran işverenlerin kontenjan fazlası işçiler için özürlü ve
eski hükümlü çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran
veya çalışma gücünü yüzde seksenden fazla kaybetmiş özürlüyü çalıştıran
işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemeleri gereken işveren sigorta prim
hisselerinin yüzde ellisini kendisi, yüzde ellisini Hazine öder.
Bu
maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek para
cezaları Türkiye İş Kurumu bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel
tertibine gelir kaydedilir. Bu hesapta toplanan paralar özürlü ve eski
hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurma
ve bu gibi projelerde kullanılmak üzere Türkiye İş Kurumuna aktarılır.
Toplanan paraların nerelere ve ne kadar verileceği Türkiye İş Kurumu
Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel
Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif
Evleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ve en çok işçi ve
işvereni temsil eden üst kuruluşların birer temsilcilerinden oluşan
komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Askerlik
ve kanundan doğan çalışma
MADDE 31. - Muvazzaf
askerlik ödevi dışında manevra veya herhangi bir sebeple silah altına
alınan veyahut herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden
ayrılan işçinin iş sözleşmesi işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay
sonra işverence feshedilmiş sayılır.
İşçinin
bu haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır.
Bir yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün
eklenir. Şu kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez.
İş
sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için beklenilmesi gereken süre
içinde işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların bu husustaki
hükümleri saklıdır. Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan başka
bir sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki
tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun gösterdiği süre bu
sürenin bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli
süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda yazılı süre içinde
kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz.
Herhangi
bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin
sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde
işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal,
yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki
şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş
sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde
bulunan eski işçiye üç aylık ücret tutarında tazminat öder.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ücret
Ücret
ve ücretin ödenmesi
MADDE 32. - Genel
anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler
tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.
Ücret,
kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka
hesabına ödenir. Ücret yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme
günündeki rayice göre Türk parası ile ödenebilir.
Emre
muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil
ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret
ödemesi yapılamaz.
Ücret
en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile
ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.
İş
sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan
doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi
zorunludur.
Meyhane
ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda,
buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.
Ücret
alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
İşverenin
ödeme aczine düşmesi
MADDE 33. - İşverenin
konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması veya iflası
nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak
üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan son üç aylık ücret
alacaklarını karşılamak amacı ile İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı
bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur.
Ücret
Garanti Fonu, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan
ödemelerin yıllık toplamının yüzde biridir. Ücret Garanti Fonunun oluşumu
ve uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Ücretin
gününde ödenmemesi
MADDE 34. -
Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında
ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu
nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri
sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak
nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en
yüksek faiz oranı uygulanır.
Bu
işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve
yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.
Ücretin
saklı kısmı
MADDE 35. -
İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya
başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu
aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil
değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.
Kamu
makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücreti kesme
yükümlülüğü
MADDE 36. -
Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi
teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye
dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide
verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım
işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri
ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen
işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya
taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların
hakedişlerinden öderler.
Bunun
için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği
işyeri ilân tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin
görebileceği yerlere yazılı ilân asılmak suretiyle duyurulur. Ücret
alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının
üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir
sorumluluk düşmez.
Anılan
müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri
üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz
ve icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak
kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
Bir
işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan
tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka
kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan
işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki
ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde
hüküm ifade eder.
Bu
maddede kamu tüzel kişilerine ve bazı teşekküllere verilen yetkileri 2
nci maddenin altıncı fıkrası gereğince sorumluluk taşıyan bütün
işverenler de kullanmaya yetkilidir.
Ücret
hesap pusulası
MADDE 37. -
İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını
gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek
zorundadır.
Bu
pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta
tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her
çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka
ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Bu
işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
Ücret
kesme cezası
MADDE 38. -
İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan sebepler
dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.
İşçi
ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal
sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda
yapılacak kesintiler bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut
yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük
kazancından fazla olamaz.
Bu
paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılıp harcanmak
üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına Bakanlıkça
belirtilecek Türkiye'de kurulu bulunan ve mevduat kabul etme yetkisini
haiz bankalardan birine, kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde
yatırılır. Her işveren işyerinde bu paraların ayrı bir hesabını tutmaya
mecburdur. Birikmiş bulunan ceza paralarının nerelere ve ne kadar
verileceği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının başkanlık edeceği ve işçi
temsilcilerinin de katılacağı bir kurul tarafından karara bağlanır. Bu
kurulun kimlerden teşekkül edeceği, nasıl ve hangi esaslara göre
çalışacağı çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir.
Asgari
ücret
MADDE 39. -
İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her
türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı
ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir.
Asgari
Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tespit
edeceği üyelerden birinin başkanlığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürü veya yardımcısı, Devlet İstatistik Enstitüsü Ekonomik
İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Hazine Müsteşarlığı
temsilcisi, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından konu ile ilgili
dairenin başkanı veya yetki vereceği bir görevli ile bünyesinde en çok
işçiyi bulunduran en üst işçi kuruluşundan değişik işkolları için
seçecekleri beş, bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren
kuruluşundan değişik işkolları için seçeceği beş temsilciden kurulur.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu en az on üyesinin katılmasıyla toplanır.
Kurul, üye oylarının çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde,
Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.
Komisyon
kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.
Komisyonun
toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında
uygulanacak esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur
hakları Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının
birlikte hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir.
Asgari
Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Yarım
ücret
MADDE 40. -
24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı
sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme
süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir.
Fazla
çalışma ücreti
MADDE 41. -
Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması
gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı
koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü
madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin
haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak
koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar
fazla çalışma sayılmaz.
Her
bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat
başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık
çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği
durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama
haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar
fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat
fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına
düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla
çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar
karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir
saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir
saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.
İşçi
hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve
ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.
63
üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya
sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında
fazla çalışma yapılamaz.
Fazla
saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.
Fazla
çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.
Fazla
çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı
çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
Zorunlu
nedenlerle fazla çalışma
MADDE 42. -
Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde
yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele
işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal
çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsi veya
bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda fazla çalışma yapan
işçilere uygun bir dinlenme süresi verilmesi zorunludur.
Şu
kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
Olağanüstü
hallerde fazla çalışma
MADDE 43. - Seferberlik
sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının gereklerini
karşılayan işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin çeşidine
ve ihtiyacın derecesine göre Bakanlar Kurulu günlük çalışma süresini,
işçinin en çok çalışma gücüne çıkarabilir.
Bu
suretle fazla çalıştırılan işçiler için verilecek ücret hakkında 41 inci
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
Ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde çalışma
MADDE 44. -
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp
çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile
kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu
günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir.
Bu
günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre ödenir.
Saklı
haklar
MADDE 45. -
Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve
genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde
usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler
konulamaz.
Bu
hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun,
toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış
haklar saklıdır.
Hafta
tatili ücreti
MADDE 46. -
Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63
üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile
yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat
dinlenme (hafta tatili) verilir.
Çalışılmayan
hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o
günün ücreti tam olarak ödenir.
Şu
kadar ki;
- Çalışmadığı
halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret
ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,
- Evlenmelerde
üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların
ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri,
- Bir
haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer
izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri,
Çalışılmış
günler gibi hesaba katılır.
Zorlayıcı
ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya
birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın
çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış
sayılır.
Bir
işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini
gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci
maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden
ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili
günü için de ödenir.
Yüzde
usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye
ödenir.
Genel
tatil ücreti
MADDE 47. - Bu
Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal
bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa,
bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil
yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti
ödenir.
Yüzde
usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil
ücretleri işverence işçiye ödenir.
Geçici
iş göremezlik
MADDE 48. - İşçilere
geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi gerektiği zamanlarda geçici iş
göremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta
tatilleri, ödeme yapılan kurum veya sandıklar tarafından geçici iş
göremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.
Hastalık
nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından
ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden
mahsup edilir.
Ücret
şekillerine göre tatil ücreti
MADDE 49. -
İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen
ücretidir.
Parça
başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile çalışan işçilerin tatil günü
ücreti, ödeme döneminde kazandığı ücretin aynı süre içinde çalıştığı
günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Saat
ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin yedibuçuk
katıdır.
Hasta,
izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam
olarak ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci
fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal bayram ve genel
tatil günlerinde çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük
ücreti ödenir.
Tatil
ücretine girmeyen kısımlar
MADDE 50. -
Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin
temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama,
tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları
ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil
günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.
Yüzdelerin
ödenmesi
MADDE 51. -
Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerler ile içki verilen ve
hemen orada yenilip içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden
"yüzde" usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafından
servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına
"yüzde" eklenerek veya ayrı şekillerde alınan paralarla kendi
isteği ile müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü
altında bir araya toplanan paraları işveren işyerinde çalışan tüm
işçilere eksiksiz olarak ödemek zorundadır.
İşveren
veya işveren vekili yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi
tarafından alındığında eksiksiz olarak işçilere dağıtıldığını
belgelemekle yükümlüdür.
Yüzdelerden
toplanan paraların o işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan işlerin
niteliğine göre, hangi esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.
Yüzdelerin
belgelenmesi
MADDE 52. -
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işveren, her hesap pusulasının
genel toplamını gösteren bir belgeyi işçilerin kendi aralarından seçecekleri
bir temsilciye vermekle yükümlüdür. Bu belgelerin şekli ve uygulama
usulleri iş sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmelerinde gösterilir.
Yıllık
ücretli izin hakkı ve izin süreleri
MADDE 53. - İşyerinde
işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az
bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık
ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden
ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara
bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere
verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
- Bir
yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
- Beş
yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
- Onbeş
yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
Az
olamaz.
Ancak
onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki
işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.
Yıllık
izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.
Yıllık
ücretli izne hak kazanma ve izni kullanma dönemi
MADDE 54. -
Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında
işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları
süreler birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu
Kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin
işyerlerinde bu Kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler
de hesaba katılır.
Bir
yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle
işçinin devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar
hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin hakkını elde etmesi için
gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi gelecek hizmet yılına
aktarılır.
İşçinin
gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir
önceki izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına
doğru ve yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince
hesaplanır.
İşçi
yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her
hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde
kullanır.
Aynı
bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin
işyerlerinde geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel
kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve
kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık
ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur.
Yıllık
izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller
MADDE 55. -
Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi
sayılır:
- İşçinin
uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği
günler (Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt
bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz.).
- Kadın
işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra
çalıştırılmadıkları günler.
- İşçinin
muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan
dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu
sürenin yılda 90 günden fazlası sayılmaz.).
- Çalışmakta
olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir
haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan
geçirdiği zamanın onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması
şartıyla).
- 66 ncı
maddede sözü geçen zamanlar.
- Hafta
tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri.
- 3153
sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzüğe göre röntgen
muayenehanelerinde çalışanlara pazardan başka verilmesi gereken
yarım günlük izinler.
- İşçilerin
arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında
bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları,
çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul,
komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili
uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi
veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri
günler.
- İşçilerin
evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin,
kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler.
- İşveren
tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma
süreleri.
- Bu Kanunun
uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli
izin süresi.
Yıllık
ücretli iznin uygulanması
MADDE 56. - Yıllık
ücretli izin işveren tarafından bölünemez.
Bu
iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından
sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.
Ancak,
53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir
bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.
İşveren
tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler
veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.
Yıllık
ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram,
hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Yıllık
ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde
geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu
ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren
toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren,
işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt
belgesi tutmak zorundadır.
Yıllık
izin ücreti
MADDE 57. - İşveren,
yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin
ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya
avans olarak vermek zorundadır.
Bu
ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.
Günlük,
haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort,
komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan
süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek
ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak
çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden
hesaplanır.
Ancak,
son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti
işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında
alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle
hesaplanır.
Yüzde
usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında
işveren tarafından ödenir.
Yıllık
ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel
tatil ücretleri ayrıca ödenir.
İzinde
çalışma yasağı
MADDE 58. -
Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret
karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine
ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir.
Sözleşmenin
sona ermesinde izin ücreti
MADDE 59. -
İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak
kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin
sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine
ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği
tarihten itibaren başlar.
İşveren
tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede
belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi
zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe
giremez.
İzinlere
ilişkin düzenlemeler
MADDE 60. - Yıllık
ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi
dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından
verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması
için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin
kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu
kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından
hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.
Sigorta
primleri
MADDE 61. -
Sigortalılara yıllık ücretli izin süresi için ödenecek ücretler üzerinden
iş kazaları ile meslek hastalıkları primleri hariç, diğer sigorta
primlerinin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunundaki esaslar
çerçevesinde işçi ve işverenler yönünden ödenmesine devam olunur.
Ücretten
indirim yapılamayacak haller
MADDE 62. - Her
türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı
sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine
getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin
uygulanması sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa
olsun eksiltme yapılamaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İşin
Düzenlenmesi
Çalışma
süresi
MADDE 63. -
Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi
kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine
eşit ölçüde bölünerek uygulanır.
Tarafların
anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın
çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde
dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama
çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme
süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.
Çalışma
sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
Sağlık
kuralları bakımından günde ancak yedibuçuk saat ve daha az çalışılması
gereken işler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı
tarafından müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Telafi
çalışması
MADDE 64. -
Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce
veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde
normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen
tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi
hallerinde, işveren iki ay içinde çalışılmayan süreler için telafi
çalışması yaptırabilir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle
çalışma sayılmaz.
Telafi
çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç
saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.
Kısa
çalışma ve kısa çalışma ödeneği
MADDE 65. -
Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık
çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltan veya işyerinde
faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durduran işveren, durumu
derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş
sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun
tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. Bunun usul ve
esasları bir yönetmelikle belirlenir.
Yukarıda
belirtilen nedenlerle işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin
durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre
için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenir. Kısa çalışma
süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşamaz.
İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, çalışma süreleri
ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik
ödeneğine hak kazanma şartlarını yerine getirmesi gerekir.
Günlük
kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneğinin miktarı kadardır.
Zorlayıcı
sebeplerle işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durması
halinde, işsizlik ödeneği ödemeleri 24 üncü maddenin (III) numaralı
bendinde ve 40 ıncı maddede öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.
Kısa
çalışma ödeneği aldığı süre içinde işçinin hastalık ve analık sigortasına
ait primler İşsizlik Sigortası Fonu tarafından 2/3 oranında Sosyal
Sigortalar Kurumuna aktarılır. Bu primler, sigorta primlerinin hesabında
esas alınan en alt kazanç sınırı üzerinden hesaplanır. İşçi, işsizlik
ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe başlar ve işsizlik
sigortasından yararlanmak için 4447 sayılı Kanunun öngördüğü koşullar
gerçekleşmeden işsiz kalırsa, kısa çalışma ödeneği aldığı süre
çıkarıldıktan sonra, daha önce hak ettiği işsizlik ödeneği süresini
dolduruncaya kadar işsizlik ödeneğinden yararlanır.
Kısa
çalışma ödeneğinin ödeme süresi içinde ödenmesi gereken geçici iş
göremezlik ödeneğinin miktarı kısa çalışma ödeneğinin miktarından fazla
olamaz. Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiği dönemde, bu maddede
öngörülen hastalık ve analık sigortası primi ödenmez.
Çalışma
süresinden sayılan haller
MADDE 66. -
Aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır:
- Madenlerde,
taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su
altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl
çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları
için gereken süreler.
- İşçilerin
işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere
gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.
- İşçinin
işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber
çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.
- İşçinin
işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde
veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul
edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.
- Çocuk
emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek
süreler.
- Demiryolları,
karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve
tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede
bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her
türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp
getirilmeleri esnasında geçen süreler.
İşin
niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla
işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma
süresinden sayılmaz.
Günlük
çalışmanın başlama ve bitiş saatleri
MADDE 67. -
Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri
işyerlerinde işçilere duyurulur.
İşin
niteliğine göre işin başlama ve bitiş saatleri işçiler için farklı
şekilde düzenlenebilir.
Ara
dinlenmesi
MADDE 68. -
Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve
işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere;
- Dört
saat veya daha kısa süreli işlerde onbeş dakika,
- Dört
saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar (yedibuçuk saat dahil) süreli
işlerde yarım saat,
- Yedibuçuk
saatten fazla süreli işlerde bir saat,
Ara
dinlenmesi verilir.
Bu
dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir.
Ancak
bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz
önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir.
Dinlenmeler
bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir.
Ara
dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.
Gece
süresi ve gece çalışmaları
MADDE 69. - Çalışma
hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat
06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.
Bazı
işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin
özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin "gece"
başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin
ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin
belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini
tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla
ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir
zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasak
etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
İşçilerin
gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez.
Gece
çalıştırılacak işçilerin sağlık durumlarının gece çalışmasına uygun
olduğu, işe başlamadan önce alınacak sağlık raporu ile belgelenir. Gece
çalıştırılan işçiler en geç iki yılda bir defa işveren tarafından
periyodik sağlık kontrolünden geçirilirler. İşçilerinin sağlık
kontrollerinin masrafları işveren tarafından karşılanır.
Gece
çalışması nedeniyle sağlığının bozulduğunu raporla belgeleyen işçiye
işveren, mümkünse gündüz postasında durumuna uygun bir iş verir.
İşveren
gece postalarında çalıştırılacak işçilerin listelerini ve bu işçiler için
işe başlamadan önce alınan ve periyodik sağlık raporlarının bir nüshasını
ilgili bölge müdürlüğüne vermekle yükümlüdür.
Gece
ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, bir
çalışma haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci
çalışma haftası gündüz çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur.
Gece ve gündüz postalarında iki haftalık nöbetleşme esası da
uygulanabilir.
Postası
değiştirilecek işçi kesintisiz en az onbir saat dinlendirilmeden diğer
postada çalıştırılamaz.
Hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri
MADDE 70. - Genel olarak bir işyerinde belirli çalışma saatlerinden
önce veya sonra gerekli olan hazırlama veya tamamlama yahut temizleme
işlerinde çalışan işçiler için işin düzenlenmesi ile ilgili hükümlerden
hangilerinin uygulanmayacağı yahut ne gibi değişik şartlar ve usullerle
uygulanacağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak
bir yönetmelikte gösterilir.
Çalıştırma
yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı
MADDE 71. -
Onbeş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak,
ondört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar,
bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin
okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.
Çocuk
ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde ve çalıştırılabilecekleri
işlerde güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişmeleri,
kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır. Çocuğun gördüğü iş onun
okula gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel olamaz, onun
derslerini düzenli bir şekilde izlemesine zarar veremez.
Onsekiz
yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler bakımından yasak olan işler ile
onbeş yaşını tamamlamış, ancak onsekiz yaşını tamamlamamış genç işçilerin
çalışmasına izin verilecek işler, ondört yaşını bitirmiş ve ilk
öğretimini tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif işler ve
çalışma koşulları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından altı ay
içinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Temel
eğitimi tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların çalışma saatleri günde
yedi ve haftada otuzbeş saatten fazla olamaz. Ancak, onbeş yaşını
tamamlamış çocuklar için bu süre günde sekiz ve haftada kırk saate kadar
artırılabilir.
Okula
devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim
saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat ve haftada on saat
olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri yukarıda birinci
fıkrada öngörülen süreleri aşamaz.
Yer
ve su altında çalıştırma yasağı
MADDE 72. -
Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer
altında veya su altında çalışılacak işlerde onsekiz yaşını doldurmamış
erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaktır.
Gece
çalıştırma yasağı
MADDE 73. -
Sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin
gece çalıştırılması yasaktır.
Onsekiz
yaşını doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına
ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
Analık
halinde çalışma ve süt izni
MADDE 74. -
Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak
üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul
gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki
hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun
onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde
çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası
sürelere eklenir.
Yukarıda
öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre
doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu
ile belirtilir.
Hamilelik
süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.
Hekim
raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun
daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim
yapılmaz.
İsteği
halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul
gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz
izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate
alınmaz.
Kadın
işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam
birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça
bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma
süresinden sayılır.
İşçi
özlük dosyası
MADDE 75. -
İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren bu
dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar
uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak
ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek
zorundadır.
İşveren,
işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun
olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan
bilgileri açıklamamakla yükümlüdür.
Yönetmelikler
MADDE 76. -
Nitelikleri gereği günlük ve haftalık çalışma sürelerinin 63 üncü maddede
öngörüldüğü şekilde uygulanması mümkün olmayan iş ve işyerlerinde çalışma
sürelerinin günlük yasal çalışma süresini aşmayacak şekilde ve en çok
altı aya kadar denkleştirme süresi tanınarak uygulanmasını sağlayacak
usuller Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak
yönetmeliklerle düzenlenir.
Nitelikleri
dolayısıyla devamlı çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına işçi
postaları çalıştırılarak işletilen yahut nöbetleşe işçi postaları ile
yapılan işlerde, çalışma sürelerine, hafta tatillerine ve gece
çalışmalarına ve çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul
ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak
yönetmeliklerle düzenlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İş
Sağlığı ve Güvenliği
İşverenlerin
ve işçilerin yükümlülükleri
MADDE 77. -
İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için
gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak,
işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme
uymakla yükümlüdürler.
İşverenler
işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını
denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması
gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek
ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar.
Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşverenler
işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek
hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne
bildirmek zorundadırlar.
Bu
bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer
alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.
Sağlık
ve güvenlik tüzük ve yönetmelikleri
MADDE 78. -
Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, makineler,
tesisat, araç ve gereçler ile kullanılan maddeler sebebiyle ortaya
çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, yaş,
cinsiyet ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma
şartlarının düzenlenmesi amacıyla tüzük ve yönetmelikler çıkarır.
Ayrıca
bu Kanuna tabi işyerlerinde, işçi sayısı, genişlik, yapılan iş, işin
özellikleri, ağırlık ve tehlikesi bakımından hangi işyerleri için
kurulmaya başlamadan önce planların Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığının yetkili teşkilatına gösterilerek kurma izni alınacağı bu işyerleri
kurulduktan sonra yine aynı makama başvurularak işletme belgesi alınması
gerekeceği, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.
İşin
durdurulması veya işyerinin kapatılması
MADDE 79. –
Bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde,
makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus
tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve
güvenliği bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir
işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon
kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur
veya işyeri kapatılır. Komisyona kıdemli iş müfettişi başkanlık eder.
Komisyonun çalışmaları ile ilgili sekretarya işleri bölge müdürlüğü
tarafından yürütülür.
Askeri
işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler üretilen işyerlerindeki
komisyonun yapısı, çalışma şekil ve esasları Milli Savunma Bakanlığı ile
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir
yönetmelikle belirtilir.
Bu
maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin
yerel iş mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır.
İş
mahkemesine itiraz, işin durdurulması veya işyerinin kapatılması
kararının uygulanmasını durdurmaz.
Mahkeme
itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü içinde karara bağlar. Kararlar
kesindir.
Bir
işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir
işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar da çalışmaktan
alıkonulur.
Yukarıdaki
fıkralar gereğince işyerlerinde işçiler için tehlikeli olan tesis ve
tertiplerin veya makine ve cihazların ne şekilde işletilmekten
alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin
verilebileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdurulmasına
veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar acil hallerde
alınacak önlemlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve
işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve
esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir
yönetmelikte gösterilir.
Bir
işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 78 inci
maddede öngörülen yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman
engel olamaz.
Bu
maddenin birinci fıkrası gereğince makine, tesisat ve tertibat veya işin
durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere
işveren ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere
meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.
İş
sağlığı ve güvenliği kurulu
MADDE 80. -
Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi
çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her
işveren bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür.
İşverenler
iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına
uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler.
İş
sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev,
yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
İşyeri
hekimleri
MADDE 81. -
Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar
Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık
durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin
sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini
yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir
veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi
oluşturmakla yükümlüdür.
İşyeri
hekimlerinin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve
sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl
yürütecekleri ile işyeri sağlık birimleri, Sağlık Bakanlığı ve Türk
Tabipleri Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir.
İş
güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanlar
MADDE 82. -
Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi
çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde
işverenler, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin sağlanması, iş
kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi için alınacak önlemlerin
belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerini yürütmek üzere
işyerindeki işçi sayısına, işyerinin niteliğine ve tehlikelilik
derecesine göre bir veya daha fazla mühendis veya teknik elemanı
görevlendirmekle yükümlüdürler.
İş
güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanların nitelikleri,
sayısı, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları,
görevlerini nasıl yürütecekleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları
Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak
bir yönetmelikle düzenlenir.
İşçilerin
hakları
MADDE 83. -
İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak
veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir
tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna
başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına
karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak
kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı
olarak bildirilir.
İş
sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı işyerlerinde talep, işveren
veya işveren vekiline yapılır. İşçi tesbitin yapılmasını ve durumun
yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir. İşveren veya vekili
yazılı cevap vermek zorundadır.
Kurulun
işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde işçi, gerekli iş sağlığı ve
güvenliği tedbiri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir.
İşçinin
çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti ve diğer hakları saklıdır.
İş
sağlığı ve güvenliği kurulunun kararına ve işçinin talebine rağmen
gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş günü içinde, bu
Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendine uygun olarak belirli veya
belirsiz süreli hizmet akitlerini derhal feshedebilir.
Bu
Kanunun 79 uncu maddesine göre işyerinde işin durdurulması veya işyerinin
kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
İçki
veya uyuşturucu madde kullanma yasağı
MADDE 84. -
İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde
alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.
İşveren;
işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi
zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleme
yetkisine sahiptir.
Alkollü
içki kullanma yasağı;
- Alkollü
içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak üretileni
denetlemekle görevlendirilen,
- Kapalı
kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen
işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan,
- İşinin
niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda
olan,
İşçiler
için uygulanmaz.
Ağır
ve tehlikeli işler
MADDE 85. - Onaltı
yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde
çalıştırılamaz.
Hangi
işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla onaltı yaşını
doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit ağır
ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri Sağlık Bakanlığının görüşü
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir
yönetmelikte gösterilir.
Ağır
ve tehlikeli işlerde rapor
MADDE 86. -
Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin
devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve
dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların
bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık
ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene
raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte
çalıştırılmaları yasaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş
muayenesini yapmaktan kaçınamaz.
İşyeri
hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal
Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur,
verilen rapor kesindir.
Yetkili
memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek
zorundadır.
Bu
raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
On
sekiz yaşından küçük işçiler için rapor
MADDE 87. - Ondört
yaşından onsekiz yaşına kadar (onsekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe
alınmalarından önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların
bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık
ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin
niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun
raporla belirtilmesi ve bunların onsekiz yaşını dolduruncaya kadar altı
ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte
çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve
bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği
üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. Sosyal Sigortalar Kurumu işe
ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz.
Birinci
fıkrada yazılı hekimlerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın
Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi
tutulur, verilen rapor kesindir.
Bu
raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
Gebe
veya çocuk emziren kadınlar için yönetmelik
MADDE 88. -
Gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde
çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca
olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme
odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Sağlık
Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
Çeşitli
yönetmelikler
MADDE 89. -
Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;
- Ağır ve
tehlikeli işlerden başka işler için de işçilerin işe başlamadan
hekim muayenesinden geçirilmelerini,
- Bazı işlerde
çalışan işçilerin belirli sürelerde genel olarak sağlık
muayenesinden geçirilmelerini,
- Çeşitli
veya bir kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının
aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte
çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin o işlerden
çıkarılmalarını,
- Ne
durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku,
dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi eğitimi yerleri
yapılmasını,
Öngören
yönetmelikler hazırlayabilir.
ALTINCI BÖLÜM
İş
ve İşçi Bulma
İş
ve işçi bulmaya aracılık
MADDE 90. -
İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmeleri ve çeşitli
işler için uygun işçiler bulunmasına aracılık görevi, Türkiye İş Kurumu
ve bu hususta izin verilen özel istihdam bürolarınca yerine getirilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Çalışma
Hayatının Denetimi ve Teftişi
Devletin
yetkisi
MADDE 91. -
Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler
ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı
ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş
müfettişlerince yapılır.
Askeri
işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin
denetim ve teftişi konusu ve sonuçlarına ait işlemler Milli Savunma
Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte
hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür.
Yetkili
makam ve memurlar
MADDE 92. -
91 inci madde hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi,
denetlenmesi ve teftişiyle ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve
eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve
gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş maddelerle, iş için
gerekli olan malzemeyi 93 üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiği
zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine,
dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman
görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suç sayılan eylemlere
rastladığı zaman bu hususta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından çıkarılacak İş Teftişi Tüzüğünde açıklanan şekillerde bu
halleri önlemek yetkisine sahiptirler.
Teftiş
ve denetleme sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen
başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri
tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli
olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek ve birinci fıkrada
yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek
ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler.
Çalışma
hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından
tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.
Yetkili
memurların ödevi
MADDE 93. -
İş hayatını izleme, denetleme ve teftiş yetkisi olan iş müfettişleri
görevlerini yaparlarken işin normal gidişini ve işyerinin işlemesini,
inceledikleri konunun niteliğine göre mümkün olduğu kadar aksatmamak,
durdurmamak ve güçleştirmemekle ve resmi işlemlerin yürütülüp
sonuçlandırılması için, açıklanması gerekmedikçe, işverenin ve işyerinin
meslek sırları ve şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları hakkında
gördükleri ve öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri
tarafından bilgileri ve ifadeleri alınan yahut kendilerine başvuran veya
ihbarda bulunan işçilerin ve başka kişilerin isimlerini ve kimliklerini
açıklamamakla yükümlüdürler.
Muafiyet
MADDE 94. -
İşçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından kendilerini
ilgilendiren ve iş hayatına ilişkin işlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığına yazı ile başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili
tutanak, evrak, defter ve işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve
harçtan muaftır.
Diğer
merciler tarafından yapılan teftişler
MADDE 95. - İşyerinin
kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili
makamlar işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin vermeden önce,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca iş mevzuatına göre verilmesi
gerekli kurma izni ve işletme belgesinin varlığını araştırır. Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kurma izni ve işletme belgesi verilmemiş
işyerlerine belediyeler veya diğer ilgili makamlarca da kurma veya açılma
izni verilemez.
Kamu
kurum ve kuruluşları, işyerlerinde yapacakları iş sağlığı ve güvenliği
ile ilgili teftiş ve denetlemelerin sonuçlarını ve yapacakları işlemleri
o yer için yetkili bölge müdürlüğüne bildirirler.
İşyerinin
kurulup açılmasına izin vermeye yetkili belediyelerle diğer ilgili
makamlar her ay bu hususta izin verdikleri, işveren ve işyerinin isim ve
adresini ve yapılan işin çeşidini gösterir listeleri bir sonraki ayın
onbeşine kadar o yerin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne bildirirler.
İşçi
ve işverenin sorumluluğu
MADDE 96. -
İş denetimi ve teftişine yetkili iş müfettişleri tarafından ifade ve
bilgilerine başvurulan işçilere, işverenlerin gerek doğrudan doğruya ve
gerek dolayısıyla telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği saklamaya
yahut değiştirmeye sevk veya herhangi bir suretle zorlamaları veyahut
işçilerin ilgili makamlara başvurmaları, haber ve ifade vermeleri üzerine,
bunlara karşı kötü davranışlarda bulunmaları yasaktır.
İşçilerin
çalıştıkları veya ayrıldıkları işyerleriyle işverenleri hakkında gerçeğe
uygun olmayan haberler vererek gereksiz işlemlerle uğraştırılmaları veya
işverenleri haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları ve iş
müfettişlerince kendilerinden sorulan hususlar için doğru olmayan
cevaplar vererek denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış
bir sonuca vardırmak gibi kötü niyetli davranışlarda bulunmaları
yasaktır.
Zabıtanın
yardımı
MADDE 97. -
Bu Kanun hükümlerinin tam ve gerektiği gibi uygulanabilmesi için
işyerlerini teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerinin gerekli
görmeleri ve istemeleri halinde, zabıta kuvvetleri, bu iş müfettişlerinin
görevlerini iyi bir şekilde yapabilmelerini sağlamak üzere her türlü
yardımda bulunmakla yükümlüdürler.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
İdari
Ceza Hükümleri
İşyerini
bildirme yükümlülüğüne aykırılık
MADDE 98. - Bu
Kanunun 3 üncü maddesindeki işyeri bildirme yükümlülüğüne aykırı davranan
işveren veya işveren vekiline çalıştırılan her işçi için elli milyon lira
para cezası verilir.
Bu
para cezasının kesinleşmesinden sonra bildirim yükümlülüğüne aykırılığın
sürmesi halinde takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır.
Genel
hükümlere aykırılık
MADDE 99. -
Bu Kanunun;
- 5 inci
ve 7 nci maddelerde öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı
davranan,
- 8 inci
maddenin son fıkrasındaki belgeyi işçiye vermeyen, 14 üncü madde
hükümlerine aykırı davranan,
- 28 inci
maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne
aykırı davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan,
İşveren
veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için elli milyon lira para
cezası verilir.
Toplu
işçi çıkarma ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE 100. -
Bu Kanunun 29 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran
işveren veya işveren vekiline işten çıkardığı her işçi için ikiyüz milyon
lira para cezası verilir.
Özürlü
ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık
MADDE 101. -
Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak özürlü ve eski
hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her
özürlü ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için yediyüzelli milyon
lira para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir
şekilde muaf tutulamaz.
Ücret
ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE 102. -
Bu Kanunun;
- 32 nci
maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş
sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücretini süresi içinde
kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen
komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan
ödeyen işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi ve her
ay için yüz milyon lira para cezası,
- 37 nci
maddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulası düzenlemeyen
veya işçi ücretlerinden 38 inci maddeye aykırı olarak ücret kesme
cezası veren veya yaptığı ücret kesintisinin sebebini ve hesabını
bildirmeyen 52 nci maddedeki belgeyi vermeyen işveren veya işveren
vekiline ikiyüz milyon lira para cezası,
- 41 inci
maddesinde belirtilen fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödemeyen,
işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmayan,
fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin onayını almayan
işveren veya işveren vekiline, bu durumda olan her işçi için yüz
milyon lira para cezası,
Verilir.
Yıllık
ücretli izin hükümlerine aykırılık
MADDE 103. - Yıllık
ücretli izni bu Kanunun 56 ncı maddesine aykırı olarak bölen veya izin
ücretini 57 nci maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule
aykırı olarak ödeyen veya eksik ödeyen veya 59 uncu maddedeki hak edilmiş
izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti
ödemeyen veya 60 ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine
aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya
işveren vekiline bu durumda olan her işçi için yüz milyon lira para
cezası verilir.
İşin
düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık
MADDE 104. -
Bu Kanunun 63 üncü maddesinde ve bu maddede belirtilen yönetmelikte
belirlenen çalışma sürelerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 68
inci maddesindeki ara dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veya
işçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak geceleri yedibuçuk saatten fazla
çalıştıran; gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen, 71 inci maddesi
hükmüne aykırı hareket eden, 72 nci maddesi hükümlerine aykırı olarak bu
maddede belirtilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve
gençleri ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 73 üncü maddesine aykırı
olarak çocuk ve genç işçileri gece çalıştıran veya aynı maddede anılan
yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden 74 üncü maddesindeki hükme
aykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerde gebe veya doğum yapmış
kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 75 inci maddesindeki
işçi özlük dosyalarını düzenlemeyen, 76 ncı maddesinde belirtilen
yönetmelik hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline beşyüz
milyon lira para cezası verilir.
64
üncü ve 65 inci maddede öngörülen hükümlere aykırı davranan işveren veya
işveren vekiline bu durumda olan her işçi için yüz milyon lira para
cezası verilir.
İş
sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE 105. -
Bu Kanunun 78 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tüzük ve
yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline
alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği önlemi için elli milyon lira para
cezası verilir. Alınmayan önlemler oranında izleyen her ay için aynı
miktar para cezası uygulanır.
Bu
Kanunun 77 nci maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 78 inci maddenin
ikinci fıkrasına aykırı olarak kurma izni ve işletme belgesi almadan bir
işyeri açan, 79 uncu maddesi hükmüne aykırı olarak faaliyeti durdurulan
işi izin almadan devam ettiren, kapatılan işyerlerini izinsiz açan, 80
inci maddesinde öngörülen iş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması
ve çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranan; iş sağlığı ve
güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamayan, 81 inci maddesine
aykırı olarak işyeri hekimi çalıştırma ve işyeri sağlık birimi oluşturma
yükümlülüğünü yerine getirmeyen, 82 nci maddesine aykırı olarak iş
güvenliği ile görevli mühendis veya teknik eleman görevlendirme
yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren veya işveren vekiline beşyüzer
milyon lira para cezası verilir.
Bu
Kanunun 85 inci maddesine aykırı olarak ağır ve tehlikeli işlerde onaltı
yaşından küçükleri çalıştıran veya aynı maddede belirtilen yönetmelikte
gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya işveren
vekiline beşyüz milyon lira para cezası verilir.
Bu
Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca işçilere doktor raporu almayan işveren
veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için yüz milyon lira ve 87
nci madde gereğince çocuklara doktor raporu almayan işveren veya işveren
vekiline bu durumdaki her bir çocuk için yüz milyon lira para cezası
verilir.
Bu
Kanunun 88 inci ve 89 uncu maddelerinde öngörülen yönetmeliklerde
gösterilen şartlara ve usullere uymayan işveren veya işveren vekiline
beşyüz milyon lira para cezası verilir.
İş
ve işçi bulma hükümlerine aykırılık
MADDE 106. -
Bu Kanunun 90 ıncı maddesinde öngörülen izni almadan faaliyet gösteren
işverene bir milyar lira para cezası verilir.
İş
hayatının denetim ve teftişi ile ilgili hükümlere aykırılık
MADDE 107. -
Bu Kanunun;
- 92 nci
maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen,
- 96 ncı
maddesindeki yasaklara uymayan,
İşveren
veya işveren vekiline beş milyar lira para cezası verilir.
İş
müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit
teftiş, denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine
getirilmesi sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan
kimselere eylem başka bir suçu oluştursa dahi ayrıca beş milyar lira para
cezası verilir.
İdari
para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
MADDE 108. -
Bu Kanunda öngörülen idari nitelikteki para cezaları gerekçesi
belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge
Müdürünce verilir.
Bu
Kanunda yazılı olan idari para cezaları o yerin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürü tarafından verilir. Verilen idari para
cezalarına dair kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ
tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine
itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini
durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret
görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede
sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, 21.7.1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre tahsil olunur.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Çeşitli,
Geçici ve Son Hükümler
Yazılı
bildirim
MADDE 109. -
Bu Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında
yapılması gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde
tutanakla tespit edilir. Ancak, 7201 sayılı Kanun kapsamına giren
tebligat anılan Kanun hükümlerine göre yapılır.
Konut
kapıcılarının özel çalışma koşulları
MADDE 110. -
Konut kapıcılarının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile çalışma
süreleri, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık
ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların
düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Sanayi,
ticaret, tarım ve orman işleri
MADDE 111. -
Bir işin bu Kanunun uygulanması bakımından sanayi, ticaret, tarım ve
orman işlerinden sayılıp sayılamayacağını Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı bir yönetmelikle belirler.
Tarım
ve ormandan sayılan işlerde çalışanların, çalışma koşullarına ilişkin
hükümleri, hizmet akdi, ücret, işin düzenlenmesi ile ilgili hususlar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bazı
kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı
MADDE 112. -
Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve
kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların
hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli
olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem
tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.
Bazı
işlerde çalışanların ücretlerinin güvencesi
MADDE 113. -
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ı) bentlerinde
sayılan işyerlerinde çalışan işçiler hakkında 32, 35, 37, 38 inci madde
hükümleri uygulanır. Bu maddelere aykırılık hallerinde ilgililer hakkında
ilgili ceza hükümleri uygulanır.
Üçlü
Danışma Kurulu
MADDE 114. -
Çalışma barışının ve endüstri ilişkilerinin geliştirilmesinde, çalışma
hayatıyla ilgili mevzuat çalışmalarının ve uygulamalarının izlenmesi
amacıyla; Hükümet ile işveren, kamu görevlileri ve işçi sendikaları
konfederasyonları arasında etkin danışmayı sağlamak üzere, üçlü temsile
dayalı istişari mahiyette bir danışma kurulu oluşturulur.
Kurulun
çalışma usul ve esasları çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Kantin
açılması
MADDE 115. – İşyerlerinde,
yüzelli ve daha fazla işçi çalıştırılması halinde, işçilerin ve
ailelerinin gerekli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla işçiler
tarafından kurulacak tüketim kooperatiflerine işverenlerce yer tahsisi
yapılabilir.
MADDE
116. –
13.6.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla
Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 6 ncı
maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
İş
Kanununun 18, 19, 20, 21 ve 29 uncu maddesi hükümleri kıyas yoluyla
uygulanır.
MADDE
117. –
5.5.1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 30 uncu maddesinin
birinci fıkrasında geçen “1475 sayılı İş Kanununun” ibaresi “İş
Kanununun”, ikinci fıkrasında geçen “1475 sayılı Kanunun 13/D” ibaresi
“İş Kanununun 21 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE
118. -
2821 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin altıncı fıkrasında geçen
"1475 sayılı Kanunun 13/A, 13/B, 13/C, 13/D, 13/E" ibareleri
"İş Kanununun 18, 19, 20 ve 21 inci ", "1475 sayılı
Kanunun 13/D" ibaresi "İş Kanununun 21 inci", yedinci
fıkrasında geçen "1475 sayılı Kanunun 13/A" ibaresi "İş
Kanununun 18 inci", “13/A, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E " ibareleri
"18, 19, 20 ve 21 inci" şeklinde değiştirilmiştir.
Yönetmelikler
MADDE 119. -
Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Kanunun yayımı tarihinden itibaren
altı ay içerisinde çıkartılır.
Yürürlükten
kaldırılan hükümler
MADDE 120. –
25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ
MADDE 1. -
Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna
yapılmış sayılır.
Bu
Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun
14 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendi ile onbirinci
fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar,
bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır.
GEÇİCİ
MADDE 2. -
1475 sayılı Kanuna göre halen yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin
bu Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümleri yeni yönetmelikler
çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır.
GEÇİCİ
MADDE 3. -
1475 sayılı Kanuna göre alınmış bulunan asgari ücret kararı, bu Kanunun
39 uncu maddesine göre tespit yapılıncaya kadar yürürlükte kalır.
GEÇİCİ
MADDE 4. -
Mülga 3008 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri haklarında
uygulanmayanlar için, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinde sözü edilen
kıdem tazminatı hakkı 12.8.1967 tarihinden itibaren başlar.
İlk
defa bu Kanun kapsamına girenlerin kıdem tazminatı hakları bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
GEÇİCİ
MADDE 5. -
1475 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci
maddesinin (B) fıkrasında yer alan oranlar, bu Kanunun 30 uncu maddesi
uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından yeniden belirleninceye kadar
geçerlidir.
GEÇİCİ
MADDE 6. –
Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı
fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin
kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre
kıdem tazminatı hakları saklıdır.
Yürürlük
MADDE 121. -
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 122. -
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Madde
14 - (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983-2869/3
md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1.
(Değişik : 22/05/2003-4857/Geçici md.1) İşveren tarafından
bu Kanunun 24 üncü maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler
dışında,
2.
(Değişik : 22/05/2003-4857/Geçici md.1) İşçi tarafından bu
Kanunun 25 inci maddesi uyarınca,
3.
Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4.
Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık,
emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5.
(Değişik : 25/8/1999- 4447/45 md.) 506 sayılı Kanunun 60 ıncı
maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde
öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun geçici 81
inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen
sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi
istekleriyle işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi
veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu
ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde
işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince
her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem
tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden
ödeme yapılır.
(Değişik
fıkralar: 17/10/1980-2320/1 md.):
İşçilerin
kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş
olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde
çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir
veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir
işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri
veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden
hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren [2] işyerinin devri veya
herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından
her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu
sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki
işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel [3]
işyeri devir olmuş veya herhangi bir suretle
el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem
tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
İşçinin
birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya
toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması
veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı
bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi
şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.
T.C.
Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal
Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu
kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal
Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan
ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet
sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem
tazminatı ödenir.
Yukarıda
belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye
göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi
suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate
alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen
hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük
aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki
hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla
olamaz.
Bu
maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli
idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları
kapsar.
Aynı
kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye
ödenmez.
Kıdem
tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı,
akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son
bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere
bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas
tutulur.
Ancak,
son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas
ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında
alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle
hesaplanır.
(Değişik:
9/8/2002-4773/3. md. 22/05/2003-4857/Geçici md.1)
13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına
esas olacak ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı
ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün
akdî ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Kıdem
tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda
hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en
yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları
saklıdır.
(Değişik:
17/10/1980-2320/1 md.) Bu maddede
belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akitleri veya
toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
(Değişik:
10/12/1982-2762/1 md.) Ancak, toplu
sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının
yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı
için ödenecek azamî emeklilik ikramiyesini geçemez.
(Değişik
fıkralar: 17/10/1980-2320/1 md.):
İşçinin
ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni
mirasçılarına ödenir.
Kıdem
tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta
şirketlerine sigorta ettiremez.
İşveren
sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm veya
toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla kurulu
kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir
kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis
edilir.
Fon
tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder