SMMM Doç. Dr.
Süleyman UYAR
Akdeniz Üniversitesi
Alanya İşletme Fakültesi
suyar@akdeniz.edu.tr
Akdeniz Üniversitesi
Alanya İşletme Fakültesi
suyar@akdeniz.edu.tr
Bağımsız Denetim
Kapsamı Dışında Kalan Anonim Şirketlerin Bağımsız Denetimi Nasıl
Olmalıdır?
Tarih:
16.04.2013
Kısa
adıyla Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) bağımsız denetim uygulamasında tek otorite
olarak denetim yapabilecek şirketlerin yetkilendirilmesi sürecinde 92 tane
denetim şirketine SPK, Bankacılık, Sigortacılık ve Enerji Piyasası vb. alanlarda
denetim yapma yetkisi vermiş bulunmaktadır. Halihazırda bu şirketler 2013 yılı
için Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen limitlerin üzerinde oldukları için
denetim kapsamına giren şirketlerin denetimlerinde görev
almaktadırlar.
Daha
önceki yazılarımızda bizler ve diğer birçok yazar tarafından, Bakanlar Kurulunca
belirlenen limitlerin altında kaldığı için denetim kapsamında olmayan sermaye
şirketlerinde ve özellikle denetimsiz kalan anonim şirketlerin durumunun ne
olacağı temel bir sorun olarak dile getirilmişti. TTK tüm sermaye şirketlerini
denetime tabi olacak şeklide kaleme alındığından daha sonradan belirlenen
limitler nedeniyle bir kısım şirketler de denetimsiz
kalmışlardı.
Bu
konuyla ilgili olarak 6455 sayılı “Gümrük Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”da düzenlemeler
yapılmış ve limit altında kalan bütün anonim şirketler ve kooperatifler için
eksik kalan denetim sistemi yeniden hayata geçirilmiştir. Bu düzenleme ile
yapılan büyük bir yanlıştan dönülmüş ve denetim sistemi yeniden hayata
döndürülmüştür. Unutulmamalıdır ki bağımsız denetim bir vergi denetimi değildir.
Bu bağlamda bağımsız denetim işletme tarafından üretilen bilginin güvenilirliği
konusunda makul güvence sağlar ve karar alıcıların kararlarına ışık tutar. Bu
kadar önemli bir konunun atlanmış olması küresel ekonomide söz sahibi olmak
isteyen işletmelerimiz için zaten anlamsız bir uygulama idi. Büyük bir yanıştan
dönülmüş oldu. Kaldı ki birçok banka kredi vereceği işletmelerden kapsam dışında
olsa bile bağımsız denetim hizmeti talep eder duruma gelmiştir.
Yeni
sistemde denetimin kimler tarafından ve nasıl yapılacağı konusunda Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı bir yönetmelik yayınlayacak ve uygulamaya yön verecektir. Bu
konuda da Bakanlığın öncelikle konu hakkında KGK’nden görüş alacağını ve
yönetmeliği ona göre şekillendireceğini tahmin ediyorum. Bu süreçte iki önemli
konu belirsizliğini korumaktadır. Birincisi yeni sistemde şirketlerde kimler
denetçi olabilir? İkincisi bu denetim nasıl yapacak ve rapor nasıl yazılacaktır.
Bu konuyla ilgili yönetmelik hazırlığında olan yetkililere aşağıdaki hususları
göz önünde bulundurmalarını öneriyorum:
Öncelikle bağımsız denetim mesleğinin bütünlüğü açısından bu şirketlerin
denetiminde görevli olanların da bağımsız denetim yetkisi almış meslek
mensuplarında olması gerekir.
Bağımsız denetçiler, ilgili işletmelerin mali tablolarını gözden
geçirecekler ve elde ettikleri sonucu bir rapor ile açıklayacaklardır. Burada
yapılacak denetim “tam bağımsız denetim” olmayabilir. Yapılacak denetim;
“bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim” olarak
adlandırılabilir. Bu konu Uluslararası Denetim standartlarında benzer şekilde
ele alınmıştır. Örneğin 2000-2999 kodlu standartlarda inceleme ve gözden geçirme
sözleşmelerine ilişkin işlemler ele alınmıştır.
Bilindiği gibi Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu (IFAC) bünyesinde
kurulmuş ULUSLARARASI DENETİM VE GÜVENCE STANDARTLARI KURULU
(IAASB) tarafından yayınlanan denetim standartları; a. Uluslararası
Denetim Standartları, b. Uluslararası Gözden Geçirme Sözleşmeleri Standartları,
c. Uluslararası Güvence Sözleşmeleri Standartları ve d. Uluslararası İlgili
Hizmetler Standartları olmak üzere dört başlık altında ele alınmıştır. Bu
standartlara bakıldığında yukarıda bahsedilen “bağımsız inceleme”, “kısmi
bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim” ile tam bağımsız denetim arasındaki
farklar da net bir şekilde görülebilir.
Peki, “bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim” ile tam bağımsız arasındaki fark nedir? Her yılın sonunda yapılan, tüm yılı ayrıntılı bir şekilde kapsayan ve yeterli sayıda ve uygunlukta kanıt toplanacağı için doğrudan bir güvence sağlayan denetim tam bağımsız denetimdir. Mali tabloların gözden geçirilmesi, başka bir ifade ile sınırlı sayıda kanıt toplanması, tam bir denetimden ziyade gözden geçirme faaliyetinin yapılması nedeniyle tam ve doğrudan bir güvence yerine, ikinci dereceden veya dolaylı bir güvence sağlayan denetim ise “bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim”dir.
Peki, “bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim” ile tam bağımsız arasındaki fark nedir? Her yılın sonunda yapılan, tüm yılı ayrıntılı bir şekilde kapsayan ve yeterli sayıda ve uygunlukta kanıt toplanacağı için doğrudan bir güvence sağlayan denetim tam bağımsız denetimdir. Mali tabloların gözden geçirilmesi, başka bir ifade ile sınırlı sayıda kanıt toplanması, tam bir denetimden ziyade gözden geçirme faaliyetinin yapılması nedeniyle tam ve doğrudan bir güvence yerine, ikinci dereceden veya dolaylı bir güvence sağlayan denetim ise “bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim”dir.
Uluslararası Denetim ve Güvence Standartları’na göre her iki denetimde
denetim raporu da farklı yazılacaktır. Örneğin tam bağımsız denetimde denetçi
denetim raporunun görüş kısmını;
“Görüşümüze göre,
ilişikteki finansal tablolar, ABC A.Ş.’nin 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle
finansal durumunu, aynı tarihlerde sona eren yılla ait finansal performansını ve
nakit akımlarını, finansal raporlama standartları çerçevesinde doğru ve dürüst
bir biçimde yansıtmaktadır” şeklinde yazacaktır.
“Bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetimde”
ise denetçi denetim raporunun görüş kısmını;
“İncelememiz
sonucunda, ABC A.Ş.’nin 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle finansal durumunu, aynı
tarihlerde sona eren yılla ait finansal performansını ve nakit akımlarını,
finansal raporlama standartları çerçevesinde doğru ve dürüst bir biçimde
yansıtmadığı konusunda herhangi bir hususa rastlanılmamıştır”
şeklinde
yazacaktır.
Yukarıda kısaca özetlendiği üzere, belirlenen limitlerin altında kalan
anonim şirketler ve kooperatifler için önerilen bağımsız denetim modelinde
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın ilgili yönetmelikte üzerinde durması gereken
husus Uluslararası Denetim ve Güvence Standartları’nda anlatıldığı
şekliyle “bağımsız inceleme”, “kısmi bağımsız denetim” veya “sınırlı denetim”
bir uygulamayı hayata geçirmesidir. Aksi taktirde kendimize özgü bir bağımsız
denetim modeli uydurmuş oluruz.
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder