12 Ocak 2012 Perşembe
293.802 kişi nefesini tuttu, bekliyor
Şükrü KIZILOT skizilot@yaklasim.com
293.802 kişi nefesini tuttu, bekliyor
BAŞLIĞI okuyunca “Kim bu 293.802 kişi?” diye, herhalde merak ettiniz.
Bunlar; kamuda çalıştıktan sonra ayrılıp, özel sektörde ücretli olarak ya da kendi işinde yine belli süre çalıştıktan sonra emekliye ayrılıp, ikramiyelerini bekleyenler...
ÖDENECEK TUTAR
İkramiye alacak emekli sayısı 293.802 kişi.
Peki.. bunların ortalama hizmet süresi ve ödenecek tutar ne?
Onu da açıklayalım .
- Kamuda belli bir süre çalıştıktan sonra ayrılıp SSK veya Bağ-Kur'dan emekli olanların ortalama hizmet süresi: 9,5 yıl.
Kuşkusuz bu ortalama bir süre, yoksa kamuda 6 yıl hizmeti olan 6 yıllık, 16 yıl hizmeti olan da 16 yıllık ikramiye alacak.
- 9,5 yıl ortalama süreye göre 293.802 kişiye ödenecek para 3 milyar 33 milyon lira. Bu da kişi başına ortalama 10.226 lira ediyor.
Hemen belirtelim, bu ortalama bir tutar yoksa hizmeti fazla olanlar daha çok örneğin 18 bin lira alacaklar.
- Kamudan ayrılıp, SSK veya Bağ-Kur'dan emekli olanların dava açmaları halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davayı kazanacak olanlara mahkeme masrafı ve avukatlık ücreti olarak, toplamda bir kaç yüz milyon lira ödemesi söz konusu.
Ayrıca emek ve zaman kaybı, kırtasiyecilik, vatandaş-devlet ilişkisinin bozulması ve olayın siyasi yönden yıpratıcı boyutu, sorunun bir an önce çözümlenmesini gerektiriyor.
293.802 KİŞİ NE YAPSIN?
Çok basit..
Boyunlarını büküp oturmasınlar.
Gidip haklarını arasınlar..
1. Önce Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvursunlar. Reddi halinde de Ankara İdare Mahkemesi'nde dava açsınlar (Dilekçe örnekleri için Bkz. www.hurriyet.com.tr).
Dava açmak için Ankara'ya gitmek zorunlu değil.
Dilekçeyi bulunduğunuz ildeki idare mahkemesi (yoksa asliye hukuk hakimliği) aracılığıyla da verebilirsiniz.
2. Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda emekliler lehine iki ayrı kararı var. Anayasa'nın 153. Maddesinde yer alan “Anayasa Mahkemesi Kararları'nın geriye yürümezliği” hükmünün, bu gibi olaylarda uygulanması zor. Nitekim, örnekleri Sosyal Güvenlik Kurumu'nda da olan ve geriye dönük yürütülen olaylar ve yargı kararları da var.
293.802 emekli ya da mirasçılarının, yukarıda belirttiğimiz dilekçe verme ve dava açma yoluna başvurmaları, çözümü hızlandıracaktır.
İNCE BİR FORMÜL
Emeklilerin, aylıklarından vazgeçip emekliliklerini iptal ettirmek suretiyle kısa bir süre çalışıp, tekrar emekli olmaları halinde, 9 Temmuz 2011'den sonra emekli olacaklara ikramiyeleri ödeneceği için kamudaki ikramiyelerini talep etmeleri mümkün.
Bu gibi durumlarda, TC Emekli Sandığı “ilk emekliliğe bakar” denebilir ama Anayasa Mahkemesi kararının da etkisiyle, yargı süreci olumlu sonuçlanabilir.
YASAL DÜZENLEME
Şu anda TBMM' de, yukarıda belirtilen ikramiyelerle ilgili bir “yasa önerisi” var.
Bu konuda “iktidar-muhalefet” polemiğine girmeden, ortak bir hareketle, yasa çıkartılır. Yüz binlerce emekli veya mirasçıları, yasal haklarını alabilmek için “Çin işkencesi” çekmezler.
Kaynağa gelince; yapılacak ödeme Türkiye'nin 350 milyar liralık 2012 yılı bütçesinin yüzde biri bile değil. Kaldı ki “Torba Yasa”dan gelen ve 2011 yılı bütçe tasarısında gelir olarak yer almayan 12 milyar lira civarında tahsilat var. Ayrıca ödemenin bir kısmının peşin kalanının vadeli örneğin Devlet tahvili ve Hazine Bonosu ile yapılması gibi alternatifler de var.
Başlıkta da belirttiğimiz gibi, emekliler nefesini tutmuş vaziyette “Devlet Baba'dan babalık” yapmasını bekliyor.
İDARE MAHKEMESİNE DİLEKÇE ÖRNEĞİ
DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA(*)
DAVACI : ……………………………………………
Adres : ……………………………………………………………………..
Emekli Sandığı No : ……………………………………………
SSK Emekli No (**) : ……………………………………………
SSK Tahsis No (**) : ……………………………………………
TC Kimlik No : ……………………………………………
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI – ANKARA
(Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü
Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı)
DAVA KONUSU İDARİ İŞLEMİN (SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU YAZISININ) TEBLİĞ TARİHİ : ……/……2011
DAVA KONUSU : Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına göre emekli ikramiyesi ödenmesi için tarafımca yapılan başvurunun reddine ilişkin, davalı İdarenin …………………. tarih ………………… sayılı işleminin iptal edilmesi ve ikramiye tutarının ödeme tarihindeki emekli ikramiyesinin hesaplanmasında esas alınan katsayılarla (taban aylık-ek gösterge-vb) hesaplanarak tarafıma ödenmesi talebimden ibarettir.
AÇIKLAMALAR : ………………- ……………… tarihleri arasında, T.C.Emekli Sandığı’na bağlı olarak …………………. fiili hizmet zamları dahil toplam ……….. yıl ………. aylık çalışmam mevcuttur. Bu süre zarfında Sosyal Güvenlik Kurumları ile bir ihtilafım bulunmamaktadır. ……………….. tarihinden itibaren özel nedenlerle istifa edip, SSK sigortalısı olarak(**) çalıştım ve …………………. tarihinde SSK’dan emekli oldum. (***)
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na ……………………… tarihinde başvurarak Emekli Sandığı’na tabi olarak çalıştığım süre için emekli ikramiyemin ödenmesini talep ettim. Bu talebimin reddedildiğine dair yazı, ………………………tarihinde tarafıma tebliğ edildi.
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve...” ibaresinin Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırılığı iddiasıyla Danıştay ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin, Anayasa Mahkemesi'nde soyut norm denetimi yoluna gitmesiyle beraber, Anayasamızın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nin Esas Sayısı: 2005/40, Karar Sayısı: 2009/17, 5.2.2009 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve 05.06.2009 tarih ve 27249 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Ayrıca bu kararda, itiraz konusu ibarenin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayınlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir.
Ancak; 05.06.2010 günü, 1 yıllık iptal kararının yürürlüğe girme süresi dolduğundan hukuksal boşluk oluşmuş ve ardından TBMM tarafından 16.06.2010 günü kabul edilen 5997 sayılı “BAZI KANUNLARDA VE 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN”da, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararında belirtilen Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ve 10. maddesindeki eşitlik ilkesine uygun düzenleme yapılması gerekirken tam olarak yapılmamıştır. Çünkü, sözü edilen 5997 Sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 5434 sayılı Kanun'da yapılan yeni düzenlemeye göre;
"MADDE 14- 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin birinci fıkrası 'Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8'inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanun'un 12'nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz” şeklinde değiştirilmiştir”
denilmektedir. Ayrıca bu 14.maddenin yürürlük tarihi de 1 Haziran 2010 olarak belirtilmiştir.
Ancak, görüldüğü gibi yine Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına uyulmamıştır.
Bu defa tekrar Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular neticesinde, Anayasa Mahkemesi tekrar iptal kararı vermiş ve 12.05.2011 tarihli 2010/81 esas ve 2011/78 Karar Sayılı kararında;
“SONUÇ : 16.06.2010 günlü 5997 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun’un 14. Maddesiyle, 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. Maddesinin değiştirilen birinci fıkrasının ikinci cümlesinin “Son defa bu kanun veya 5510 Sayılı Kanunun geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve….” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline 12.5.2011 gününde oybirliği ile karar verildi”
denilmiştir. Bu karar da 09.07.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını gerekçe göstererek Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığım Ek-1’deki ……………… tarihli başvurum ile tarafıma emekli ikramiyesi ödenmesini talep ettim. Ancak Kurum, Ek-2 deki yazı ile bu talebimi reddetmiş ve Anayasa’nın iptal kararlarının 153. Madde gereği geriye yürüyemeyeceğini, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 9.7.2011 tarihinden itibaren sonuç doğurmaya başlayacağını belirterek, bu tarihten önce aylık bağlanmış olması nedeniyle 5434 Sayılı Kanun’un değişik 89. Maddesi hükmü esas alınarak emekli ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığını belirtmiştir.
Anayasa’nın 153. Maddesi’ndeki “iptal kararlarını geriye yürüyemeyeceği” ifadesinin, “HUKUK DEVLETİ” , “KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK” , “ADALET” gibi temel ilkelerine ve genelde Anayasa’nın ruhuna aykırı olamayacağı düşüncesini taşımaktayım. Ayrıca iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği ilkesi, “tekemmül etmiş ve sonuçlanmış” işlemler için düşünülebilir. Oysa burada tekemmül etmiş ve sonuçlanmış bir durum yoktur.
Öyle ki; Anayasa Mahkemesi’nin son defa iptal ettiği cümle, Emekli Sandığı Kanunu’nda (5434 Sayılı Kanun) şu şekilde yer almaktadır:
“Madde 89– (Değişik: 21/4/2005 – 5335/3 md.)
(Değişik: 16/6/2010 – 5997/14 md.) Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. (Bu değişiklik 1/6/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde (RG: 19/06/2010, 27616) yürürlüğe girmiştir.)”
Bu maddede; Anayasa Mahkemesi kararına göre iptal edilen 2. cümlenin koyu renkle yazılmış olan bölümü çıkarıldığında, emekli ikramiyesi ödeneceği anlamı açıkça ortaya çıkmaktadır. Kanunda bu ikramiyeyi talep etmenin süresi yoktur. Hatta 89. Maddenin 8. Cümlesi “Sandıkça tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli ikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa müstehak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyeleri, kanunî mirasçılarına ödenir.” şeklinde olduğuna göre mirasçıları bile daha sonradan talepte bulunabilmektedir.
Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Ek-1’deki dilekçeme verdiği Ek-2’deki red kararında, “Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği” hakkındaki görüşünü anlayabilmiş değilim. Zira Anayasa Mahkemesi, emekli ikramiyesi almamı engelleyen cümleyi iptal etmiş ve bu durumda ilgili kanun maddesi, ikramiye almamı sağlayacak şekile gelmiştir. Buna rağmen Kurum, “iptal kararları geriye yürüyemez” gibi konuyla ilgisiz bir gerekçe ile ikramiye ödemeyi reddetmiştir.
Ayrıca; vatandaşların yıllarca yaptığı çalışmalarından dolayı hak ettiği emekli ikramiyesinin, “9.7.2011’den önce emekli olanlarla sonra emekli olanlar” arasında ayrım yaparak, önce emekli olanlara ödenmemesi de zaten Anayasa’nın eşitlik ve adalet ilkesine uymamaktadır.
Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun red kararının Anayasa’nın 2. ve 10. Maddelerindeki hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine ve 5434 Sayılı Kanunun 89. Maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yapılan değişikliğe uygun olarak düzeltilerek adil çözümün bulunması için SAYIN MAHKEMENİZ’E başvurmak kaçınılmak olmuştur.
Devlet memuru olarak geçirdiğim ……………… - ……………… tarihleri arasındaki dönemde ödenen pirim ve kesenekler doğrultusunda hak kazandığım emekli ikramiyesi’nin “son defa Emekli Sandığı’na tabi çalışmadığım ve SSK dan emekli olduğum” için ve Anayasa Mahkemesi’nin ikinci (12.5.2011 tarih 2011/28 karar sayılı) iptal kararından sonra “iptal kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı 9.7.2011 tarihinden sonra hüküm doğuracağı” gerekçesiyle ve bu tarihten önce emekli olmuş olmam nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’nca reddedilmesi, tarafımca hakkaniyete ve adalete aykırı olması sebebiyle kabul edilemez. SAYIN MAHKEMENİZDEN iş bu davanın adaletli çözümünü talebim mevcuttur.
DELİLLER : Emekli Sandığı Sicil Dosyası
SSK Sicil dosyası
Ve her türlü delil
HUKUKİ NEDENLER : 2829 Sayılı Yasa, 5997 Sayılı Yasa, 5434 Sayılı Yasa, Anayasa Mahkemesi’nin 5.2.2009 tarih 2009/17 karar sayılı ve 12.5.2011 tarih 2011/78 karar sayılı kararları
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin kararları da göz önüne alınarak davamın kabulü ile, ………………..- ………………… tarihleri arasında geçen geçen memuriyet sürelerim ve fiili hizmet zammı toplamım olan …………….yıl ………. ay süre için, ÖDEME TARİHİNDEKİ emekli ikramiyesi hesaplanmasında esas alınan memur maaş katsayıları (taban aylık, hak etmiş olduğum gösterge ve ek göstergeler ile vb.nin güncellenmiş hali) üzerinden tarafıma emekli ikramiyesi ödenmesi talebime karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu’nca gönderilen …………………….. tarihli red kararının iptaline, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. …/…../2011
Adı-Soyadı / Tarih
……………………….(imza)
EKLER :
Ek-1 : SGK’ya başvuru dilekçesi
Ek-2 : SGK’nın …………tarih ……….sayılı red kararı
Ek-3 : Hizmet sürelerimi gösterir belge
SGK DİLEKÇE FORMU
SGK’YA BAŞVURU DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
SİGORTA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
KAMU GÖREVLİLERİ EMEKLİLİK İŞLEMLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA
.…./…../2011
Kurumunuzda …………….. emeklilik sicil numarasıyla, …./…./…. - …../…../…. tarihleri arasında memur olarak görev yaptım. Daha sonra da ……………. Kurumundan ………………….. emeklilik/tahsis numarası ile emekli oldum.
16.6.2010 günlü, 5997 sayılı Bazı Kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle, 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin değiştirilen birinci fıkrasının ikinci cümlesinin “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Anayasa Mahkemesi’nce 12.5.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Bu iptal sonucu, TC Emekli Sandığı’na tabi olarak çalıştığım …….. yıl …….. aylık hizmet sürelerim için ödeme tarihindeki memur maaş katsayıları üzerinden tarafıma “emekli ikramiyesi” ödenmesini, talep ediyorum.
Saygılarımla.
(Adı-Soyadı-TC Kimlik No’su ve imza)
ADRES :
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Bayilik Sözleşme Örneği BAYİLİK SÖZLEŞMESİ Madde 1- Taraflar; Bir yanda …… …….. (bundan sonra ŞİRKET olarak anılacaktır) il...
-
Erenköy Cemati Erenköy Cemati Kökleri Kelami Dergahı’na ve ŞEYH MAHMUD ESAD ERBİLİ(K.S)’a dayanıyor.ŞEYH MAHMUD ESAD ERBİLİ(K.S), tek...
-
Bugün, ülkemizde ve dünyada vuku bulan olaylar ile ekonomik-sosyal-kültürel-politik değişimleri anlayabilmemiz için; 1970’li yıllarda ort...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder