27 Ekim 2010 Çarşamba

Marka oluştururken küçüklere değil, kendinizden büyüklere bakın

<> <> <> <> <> <>
<> <> <> <>
Marka
oluştururken küçüklere değil, kendinizden büyüklere bakın

<> <> <>
Kanadalı
pazarlama gurusu Martin Lindstrom'a göre büyüme isteyen markalar artık
rakipleriyle değil, iPhone ve Blackberry ile rekabet etmek zorunda. Türk
markalarının yöneticilerine pazarlamanın püf noktalarını anlatan Lindstrom,
"Mağazalarınıza iPhone ve Blackberry ile giren müşterinin ilgisi dağılıyor.
Yapmanız gereken bu dikkati toplayarak müşteriyi alışverişe yönlendirmek
olmalı." tavsiyesinde bulundu.
Soysal Danışmalık tarafından düzenlenen 10. Perakende Günleri dün başladı.
Forumun bu yılki açılış konuğu 'pazarlama dahisi' olarak kabul edilen
'Buy.ology' kitabının yazarı Martin Lindstrom'du. Yerli ve yabancı pek çok
markanın yöneticisine hitap eden Lindstrom, büyümek isteyen firmalara işin püf
noktalarını anlattı. Türk markalarının, daha iyilerden ziyade, kendinden daha
alt firmaları dikkate aldığını belirten pazarlama gurusu, büyümek isteyen
markalara 'en iyileri' örnek almaları tavsiyesinde bulundu. Lindstrom, "Artık
kimse kimseyi beklemiyor. Beklemek de istemiyor. Sizin rakipleriniz artık
perakendeciler değil, teknoloji devlerinin ürünleri iPhone ve Blackberry.
Mağazalarınıza bu ürünlerle giren müşterinin ilgisi dağılıyor. Alışveriş
yapmasını engelliyor. Yapmanız gereken bu dikkati toplayarak müşteriyi
alışverişe yönlendirmek olmalıdır." dedi.
Türk şirketlerinin ürünlerden ziyade markalara yatırım yapması gerektiğinin
altını çizen Martin Lindstrom, patronlara bazı tavsiyelerde de bulundu. Yeni
nesil gençlerin sabrı olmadığını ifade eden Kanadalı pazarlama gurusu,
işadamlarına, "Herkese her mesajı vermeye çalışmayın. Daha fazla duyu
organlarına hitap edin." önerisini yaptı. Türkiye'de perakendecilere "Hep aynı
şeyleri tekrarlıyorsunuz." eleştirisinde bulunan Kanadalı pazarlama uzmanı,
sözlerini şöyle sürdürdü: "Müşteri mağazaya geldiği zaman farklı şeyleri görmek
istiyor. Sizler bir ürünleri, bir de etiketleri değiştiriyorsunuz. Tüketiciler
mağazalarınıza sadece ürün almak için gitmiyor. Oraya aynı zamanda eğlenmek için
de geliyorlar. O zaman farklı temalar belirleyin. Ve alışverişi eğlenceli hale
getirin. Yoksa alışverişler internet üzerinden yapılır." Nöro pazarlamanın artık
alışverişte önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Martin Lindstrom'a göre halen
alışverişlerin yüzde 85'i bilinçsiz yapılıyor. Perakende sektörünün yönünü
duyguların yönlendirdiğine dikkat çeken pazarlama dâhisi, yeni dönemde
markaların hislere hitap etmesi gerektiğini ifade etti.

kartların yerini cep telefonu alacak
Finansbank Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Elçin Yanık ise, perakende
sektörü ile kartlı ödeme sistemlerinin farklı iki alan gibi görüldüğünü ancak
benzer birçok ortak noktaları olduğunu dile getirdi. Kartlı ödeme sistemlerinin
perakende sektörünün beklentilerini karşılamaları konusunda yardımcı bir rol
üstlendiğini kaydeden Yanık, yeni dönemde alışverişte teknolojinin ön plana
çıkacağını anlattı. Önümüzdeki dönemde cep telefonlarının plastik kartların
yerini alacağını öne süren Yanık, "Cep telefonlarını kart gibi kullanacağımız
bir döneme gireceğiz. Online alışverişte ciddi bir artış bekliyoruz. e-ticaret 7
milyar TL'ye ulaştı. Bunun daha da artması için internet güvenliğinin üst
seviyeye çıkarılması gerekir." açıklamasını yaptı.

Raflarımızda bayat değil, taze ekmek satıyoruz



Perakende Günleri'nde bir sunum yapan Damat, D'S ve Tween markalarının sahibi
Orka Group'un Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ise 2001 yılında
yaşanan ekonomik krizin ardından perakende sektörünün kendini yenilemeye
başladığını ifade ederek, "Artık raflarımızda soğuk ve bayat ekmek satmıyoruz.
Yeni dönemde raflarda sıcak ekmek, hatta cevizli ekmek satıyoruz. Sektör artık
çok değişti. Türk markaları dünyada çok tanınır hale geldi. Bunda son dönemde
hızlanan alışveriş merkezi yatırımlarının da çok büyük payı var." diye konuştu.
Kriz döneminde Türkiye'ye giriş yapan yabancı markaları korku ve ilgiyle
izlediklerini itiraf eden Orakçıoğlu, ancak daha sonra Türk markalarının daha
güzelini yapmak için bir özgüven bulduğunu anlattı. Orakçıoğlu, önümüzdeki on
yıl içerisinde dünyanın, Türk markalarının başarı öykülerini dinlemeye
başlayacağını iddia ederek, "Çünkü diğer markaların enerjileri düşüyor.
Heyecanları azalıyor." dedi.

Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ise 491 milyon TL yatırımla
Türkiye'nin 'en büyük' karma kullanım projelerinden Mall of İstanbul'u hayata
geçirecek. Proje, Perakende Günleri sırasında düzenlenen bir basın toplantısı
ile tanıtıldı. Toplantıda konuşan Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz
Torun, İMKB'de işlem görmeye hazırlanan şirketlerinin yatırımlarına hız kesmeden
devam ettiğini söyledi. Torun, 'Mall of İstanbul'un, alışveriş merkezi, konut,
otel ve ofis bloklarından oluşan konsepti ile Türkiye'nin 'ilk' uluslararası
standartlarda dağılım oranlarına sahip karma projesi olacağını
kaydetti.
ZAMAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder